Anasayfa

22 Aralık 2011 Perşembe

Türk Vipler Konser Biletlerini Kaybederse!

Kore'den yola çıkarken yaşadığımız heyecanları, şarkı performanslarını, uçağa girmek için yaptığımız sona kalan çürük vip yarışını Lee'nin bloğunda, indiğimizde yaşadığımız ve hiç zaman unutmayacağımız "Kore Görmüş Masum Türk" hatıralarımızı Mydestiny'in bloğunda bulabilirsiniz.Bu kurgulanmış gezi yazısının "Bigbang konser alanı" (3.bölümü) benim hayal gücümle okuyacaksınız.3.bölümün adı " Ölsem şurdan şuraya kıpırdamam " Ost olarakda biletlere itafen Tarkan'dan "Asla vazgeçmem" şarkısını seçiyorum.Aslında Tarkan "ah gözlerin" diyince aklıma direk Gdragon geliyor ama neyse ^^
3.bölüm buyrun okuyun...


Biletler yoktu. Hayatımın en büyük hayal kırıklığını yaşıyordum o anda.Kafamı yukarıya doğru kaldırdığımda Mydestiny, Selocann, Yuki, Özge(Cinnet), Lee ve Mine(Td)'nin yüzündeki ifadelerde benden farklı değildi.Yanıma çöken Mydestiny'nin suratına baktığımda gözlerinden yaşlar geldiğini farkettim dudaklarının arasından fısıldıyarak "Tae'yi izlemeden ölsem şurdan şuraya gitmem" diyordu.Haklıydı birinin silkelenip bizi kendimize getirmesi gerekiyordu. Hepimizi ayaklandırıcak bize yol göstericek bi acummaya ihtiyacımız vardı.O anda Mine " Toplanın millet biz zamanında 3 kıtaya hükmetmiş neslin çocuklarıyız.Bu konseri izlemeden ölmek var dönmek yok" dedi.Bu hatunun GD hayranlığı olmasa daha çok seveceğim diye geçirdim içimden.

Lee uçaktayken kulise girmek için Twinkle girls olacağımızdan bahsetmişti.Ve Mine bundan yola çıkarak mantıklı bir fikir bulmuştu.Eğer yutturursak Mine'nin konser biletini yakmayacağım konusunda kendime söz verdim.Özge her ne kadar yutturamıcağımız konusunda ısrar etse de denmeye değerdi.Zaten hepimiz ilginç kostümler giymişdik.Ayrıca gözlerimiz bayrak gibi bunlar turist diye bağırıyordu.Twinkle girls kesinlikle tutucaktı.Sonuçta inanmak başarmanın yarısı değimliydi.?


Sıradan viplerin giriş yaptığı kuyrukdan çıkıp protokol kapısına yöneldik.En cool halimizle içeri girmeyi hedeflerken.Kapıda iki tane iri yarı izbandut bize doğru ilginç bakışlar attı.Lee ve Selo ingilizce olarak durumu anlatmaya.Bizi amerikalı grup diye yutturmaya çalışıyordu.Sanki pek yolunda gitmiyordu.Ama altın vuruş Özge'nin "Get out of my way , they are my harem Dude!!" demesiyle oldu.Bu kız hareminden asla vazgeçemezdi.O anda Yuki ve Mine'de amerikan sokak ağazıyla yağdırmaya başladı.Adamlar ne olduğunu şarşırmıştı.İçeriden yetkili birini çağırmaya karar vererek.Bizi beklemeye aldılar.
  
O anda Lee deli gibi iphonunu karıştırıyordu.Lady Gaganın Mtv müzik ödüllerinde giydiği kıyafeti arıyordu.Adamlar geldiğinde yerinden fırlayarak.Uluslar arası basın kartını çıkartıp.Kendini Lady Gaganın basın sorumlusu ve menejeri olarak yutturmuştu.Zaten kıyafetinden normal bi insan olmadığı anlaşılıyordu.O anda okulunu bitirip gazeteci olduğuna annesi kadar sevinmiştim.Cem Yılmaz boşuna eğitim şart demiyordu!

Korelilerin estetik güzellerinden olan bir hatun bizi protokole doğru götürüyordu. Hepimiz mutluluktan delirmiş bi şekilde ilerliyorduk.Bu koreliler cidden amerikan manyağıydı.Twinkle Girls'ü Spice Girls'ün 2011 versiyonu sanmışlardı resmen.2ne1 ve Se7en'ın yanında izleyecektik konseri.Biz cool adımlarla Twinkle girls olarak ilerlerken Özge bir anda durdu.

"Millet protokolde izleyemeyiz" Hepimiz *delirdingaliba* bakışları atarken. Özge "Bigbang'i  gördüğümüz anda vereceğimiz tepkilerle konseri izlemeden dışarı atılacağımızı fark edemiyor musunuz?" dedi. Bi anda herkesin kafasında baloncuk çıktı.

Özge pırlanta yüzük fırlatıyor. Yuki o yüzüğü T.o.pa  gitmeden yakalama çalışıyor.Mydestiny Leenin omuzlarına çıkmış.Tae!!!! diye çığlık atıp sarı taç sallıyor.Selo Mine ve ben Gd için birbirimizi yiyoruz.Yan sıramızda oturan Yang Hyun Suk(yg başkanı) atın şunları dışarı işareti yapıyor 

Özge haklıydı. Bizim cool görünüşümüzün altından fırlayacak olan çılgın fan davranışları, konserden şutlanmamıza yeterdi.Biz birbirimize ne yapsak bakışı atarken Selo'nun bizi protokole getiren kızla konuştuğunu fark ettik.Yanımıza döndüğünde "Evet millet konseri sahnenin en önünden izliyoruz" dediğinde kulaklarımıza inanamıyorduk.İlk ses Yuki'den çıktı
-nasıl?
-Onlara amerikadan geldiğimizi kimsenin bilmemesi gerektiğini bunun bir inceleme gezisi olduğunu konserin atmosferini yakından görmemiz gerektiğini ve beğenirsek Menejer Lee'nin Bigbang'i amerikada da temsil edeceğini söyledim.

Lee biletleri kaybetmenin acısını azda olsa selocanın kıyağıyla unutmuştu. Şayet giremeseydik Mydestiny'nin, üzerindeki bütün pastırmaları Lee'ye yedirmek gibi bir planı vardı. Gerçi Lee'nin obur bir insan olduğunu varsayarsak bu ona ceza sayılmazdı.

Artık en ön sırada Çılgın Türk vipler olarak yerlerimizi almıştık.Atmosferi görmenin heycanıyla herkesin karakteri değiştiğini söylememe gerek yoktu herhalde.Özgenin ve Yuki'nin içinden T.O.P, Mydestiny'nin içinden En büyük aşkımsın Tae diye bağıran ergenler fırlıyordu.Şaşkınlığımın tavan yapmış halini yaşıyordum şu anda ben daha GD!!! çığlığımı basmamışken türkiş vipler kendinden geçmişti. Bir dakika Ee mine nerede?

Etrafımızda yoktu hatun.İçimden oh kurtuldum.Niğdaları atarken dank etti Kulis.(o_O) Bu çatlak acumma kulislere gitmeye cürret edebilirmiydi acaba? kafamı sallayıp "hayır hayır beni bu şekilde kızdırmaya cesaret edemez.Bilboard'un önünde kıza yaptığım bütün taekwondo hareketlerini onun üstünde de uygulayacağımdan şüphesi yoktur herhalde" derken Mine suratı asık bi şekilde yanımıza dönüyordu. Lee Mine'ye "neredeydin?" diye sordu.Mine 5 karış surat ifadesiyle "Tuvalete gittim" dedi.Nedense buna hiç birimiz inanmadık.Herkesin kafasında baloncuklar belirmişti.

Mine sahnenin yanından kulise giren kapılara doğru yönelir.Yetkililere amerikalı ünlü bi sanatçı olduğunu söyler.Birbirlerine bakan izbandutlar Mine'nin iki kolundan tutarak onu dışarı atar..."

Hepimiz birbirimize bakıp *kesinlikleyapmıştır* bakışı attık.Ayrıntıları çıkışta anlatır diye düşündük.Özge yanıma gelerek Mine'ye uygulayacağım suikast girişimlerini sordu."Hayırdır Özge niye ihtiyacın var" diye sorduğumda Yuki'nin de T.O.P hastası olduğunu hatırladım.Özge'nin T.O.P diye bağıran kızlar yüzünden cinnet geçirmesine ramak kaldığını farkettiğimde.Mydestiny'nin yanındaki Japon olduğunu tahmin ettiğim kızla birbirlerine kıvılcım çıkararak bakışlar attığının farkına vardım.O arada Lee kızların ortasına geçmiş hedef tahtası olmamak için Mydestiny'e yalvaran bakışlar atıyordu.Leenin Japon kızı bloke etmek için ağzına tıktığı pastırmayı gördüğümde şok oldum.Cidden kostümünü en iyi şekilde kullanıyordu.Japon kızın surat ifadesine hepimiz en gürültülüsünden bir kahkaha patlattığımızda insanların *çıldıranfanlarböyleoluyordemekki* bakışlarına aldırış etmiyorduk.Hayallerimiz gerçekleşmişdi.Konseri istediğimiz yerden en yakından izlicektik.Hayat bize bu güzelliği yaptıysa bizimde hakkını verip en saf halimizle gülmemiz gerekiyordu.Bu anların bizim için ne kadar kıymetli olduğunu insanlara anlatacak şekilde kahkaha atmalıydık.Çünkü o konserde bulunduğu yeri hak eden bizden daha vip yoktu.Bizler onların gizli destekçileri Türk viplerdik.

Gülüşümüz Özge'nin Lee'ye "karnım acıktı çingu şu pastırmalardan azıcık alsam olurmu?" sorusuyla ikiye katlandı. Hepimiz biletlerin üzüntüsünden ve giriş heyecanından deli gibi acıkmıştık.Lee üzerine gelen 5 kıza *çıldırdınızgaliba* bakışları atarken elimizden kurtulamayacağı belliydi.Ah bide fırından çıkmış sıcacık ekmek olsa bu pastırmanın tadı ikiye katlanacaktı,

Bunu da yapmıştık Kore de Bigbang konserinin orta yerinde pastırma yiyip diğer fanların öldürücü bakışlarına mağruz kalıyorduk.Ama onlar bizim hakkımızda ne kadar fısıldaşırsa biz bi o kadar daha keyifleniyorduk.Bu konserde olan hiç bir Vip bu Çılgın Türkleri unutmayacaktı.Ama önemli olan Koreli vipler değildi, bizim Bigbang üzerinde etki bırakmamız gerekiyordu.En başta kostümlermiz vardı.Her ne kadar Leenin kostümünü yemiş olsak da onunda kokudan fark edileceğinden şüpheniz yoktur herhalde.

Birbirimize söylemediğimiz planlarımız olduğundan adım gibi emindim.Kore'de olmanın rahatlığı ne kadar çığlık da atsan, şarkılarla kendinden de geçsen Türkiyede kimse bunu fark etmeyecekti. Her zaman istediklerimizi yapmamızı sınırlayan "Abi rezil olmayalım" hissi uçağımız Koreye indiği anda kaybolmuştu zaten.

Konser alanı tamamen dolmuştu artık.Sahneye çıkmalarına az kalmıştı.Selo, Mine ve ben Gd için taş-kağıt-makas oynarken.Bir anda ışıklar söndü.Deli gibi çığlığı basıyordu koreli kızlar.Hayatımda gittiğim en yüksek sesli konser Tarkanındı.Onda bile türk kızlarından bu performans çıkmamıştı.Bi an acaba şu anda burada kaç desibel ses var diye düşündüm.Güzel zamanlarda aptalca şeyler düşünme huyumdan biran önce vazgeçmeliydim.Diğer arkadaşlarımın ne düşündüğünü çok merak ediyordum.Hayallerimiz gerçekleşirken acaba onlar akıllarından neler geçiriyorlardı? 

Ve Haru Haru'nun müziği girdi. Hepimiz mutluluk çığlıkları atıp sarı taçları sallamaya başladık.Ve Gdragon



Tonaga
Yeah
Finally I realized That I'm nothing without you
I was so wrong Forgive me





girişini yaptı.Ve zaman hepimiz için yavaşladı.İnsanlar etrafımızda çıldırıyor bizse durgun bi şekilde hayranlıkla onlara bakıyorduk..Her zaman bu anı düşünmüştüm.Görünce ne yaparım acaba?. Dondum. Gözlerimden deli gibi yaşlar akıyordu.Muhtemelen *hayatımın en mutlu anlar top 3*'üne ilk sıradan yerleşecek olan anda ağlıyordum.Lanet olası lensler gözümden kaydığında haru haru yarıya gelmiş.Ve ben Mine'nin gözünü kapatmakla uğraşıyordum.Ben göremiyorsam onunda görme hakkı yoktu! Selo benden uzak da oturduğu için Gd'yi görmesini engelliyemesem de çıkışta hesabını sormayı planladım. 

Özge "T.O.P senden çocuğum olsun istiyorum diye ortalığı yıkarken yanında çıldıran kızları gözü görmüyordu. Mydestiny'nin "Tae Oppa Saranghe ^^ " dediğini gördüm ya artık ölsem de gam yemem dedim içimden.Ya Lee, Tae'yi takip edicem diye gözleri bi sağa bi sola gidip duruyordu.Bu çocuk sahnenin her yerini kullanıp harika dans ediyordu gerçekten.

Bir ara yukiyi Özge'nin suikast girişimleri planı konusunda uyarmalıydım. Herkes Mine-Seda kapışması beklerken. Özge-Yuki olabilirmiş gibi karanlık bi his vardı içimde.Aramızda en şanslı olan Mydestinydi tek rakibi Türk Hava Yolları.Kulise girdiği anda Tae'nin kollarına uçsa hiç birimiz sesimizi çıkarmazdık.Lee ve Taeyi düşündükçe aklıma Tabloyla Tae'nin inkigayo'da birbirlerine verdikleri selam geliyordu.Bu sahne bir gün yaşanırmıydı ? Yada biz kulise girebilicekmiydik ?

Konser öyle güzel gidiyordu ki. Saatlerdir avazımız çıktığı kadar bağırıyorduk şarkı söylüyorduk.Muhtemelen yarın hiç birimizin de ses namına bişey kalmayacaktı.Kol kaslarımız patlayacak gibi acısa da sarı taçları sallamaktan hiç vazgeçmedik. Aslında Haru Haru'yu en iyi seçmemize rağmen canlı performanslarda en iyiye karar veremiyorduk.Onların sesini canlı duyduğumuz anda bütün şarkılar en iyi oluyordu sanki.İlk ara verdiklerinde konuşacak halimiz kalmamış olsa da Bigbang sahneye çıktığında bütün enerjimizin yerine geleceğinden adım gibi emindim.Onlar Bigbang'di sahneye çıktıkları anda yaşattıkları patlama herkesin şarj olmasına yetiyordu.



Ara bittiğinde sahnede GD&TOP ikilisi çıktı. Oh yeah şarkısını söylüyorlardı.O kadar büyülenmiştim ki Bom'un kısımları aklımdan tamamen çıkmıştı.Gd, Bom'un kısımını söylemeye başladığı anda Özge'ye baktım oda gülümsüyordu, ikimizde rahatlamıştık.O hatun ikimiz içinde büyük tehlikeydi.Konser solo performanslarla devam etti..

Solo performanslar bittiğinde son şarkı olarak Tonightı söylemeye başladılar ve konser alanında deli gibi koşuyorlardı.Ana sahneye geri dönerken Gd ve Seungrinin gözü bize takıldı.Attığımız çığlıklardan yanımıza kadar gelmişlerdi. Şarkıyı şaşkın bakışlarla bize doğru söylüyorlardı.Sonunda istediğimizi başarmıştık dikkat bizim üstümüzdeydi.Bigbangin bütün üyeleri uzaylıymışız gibi bizi inceliyorlardı.Onları bu kadar yakından görmek ne kadar mükemmeldi böyle.Gdyle aramda 1 metre bile yoktu.Hepimiz hipnotize olmuştuk.O anda üyeler burunlarını yana çevirip kötü kokuyu fark etmişlerdi.Yanımızdan kaçıyorlardı.Bütün kızlar Leeye *çıkıştabittin* bakışları atıyordu.Bu çocuğun kulise girmeden bu kokudan arınması gerekiyordu.Yoksa hayatımızın şansı Kayseri yüzünden mahvolucaktı.

Kapanış konuşmasını Dae'ye bırakmışlardı. O güzel gülüşüyle bütün viplere teşekkür edip kulise ilerlemeye başladıklarında olduğumuz yere yığıldık.Nasıl bir duyguydu bu mutluluktan uçmak ve bittiği için üzüntüden kahrolmak.Tarif edilemeyecek bişeydi.Hiç birimiz konuşmuyorduk. Sadece birbirimize bakıp herşeyi gülümsememizle anlatıyorduk.

Konser yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı. Ama biz olduğumuz yerde mıhlanmış şekilde oturuyorduk.Kulis planlarımız vardı.Acilen hayata geçirilmesi gereken.Bizi ön sıraya yerleştiren hatun bize doğru gelirken "kör istedi bi göz Allah verdi iki göz" dedi Lee."İşte kulise girişimizin bileti." Hepimiz kalkıp kıza doğru ilerlemeye başladık. Kız bizi tekrardan selamlayarak Lee'ye "konserle ilgili görüşlerini almak için Yang Hyun Suk-shi sizinle görüşmek istiyor" dedi. Hepimizin gözleri bir anda faltaşı olmuştu. Aynı anda "Yang Hyun Suk Yg Family başkanı?". İşte bittiğimiz andı bu. Şimdi ne olacaktı? Kulise girme ve Bigbang ile tanışma hayalleri batan titanik gibi dibi boyluyordu.Ama o filmde asıl unutulmaz olan kemanlarını bırakmayan insanlara umut vermeye çalışan titanik kemancılarıda vardı.Ve şimdi bize umut tınıları lazımdı.Daha önce bizi protokolden kurtaran Selocan'ın bişeyler yapması gerekiyordu...

Devam edecek ^^

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

3.bölümü okudunuzz dördüncü bölüm Selocann'ın bloğunda devam edecek.Bizi bu durumdan nasıl kurtardığını eminim sizde merak ediyorsunuz? İlk bölüm  Lee'den geldi ben  mydestiny'nin bıraktğı yerden devam ettim.Selocandan sonra Özge(Cinnet) devam edecek.Bu arada okuduktan sonra yorumları inceleyin.Çünkü Mine ve Yuki bizim atladığımız küçük ayrıntıları sizinle paylaşacak...

Umarım eğlenmişsinizdir.Daha bitmedi.Heyecan asıl şimdi.Bir avuç Türk Vip Bigbang ile karşılaşacak. E neler olucak? Takipte kalın.Kendimi gossip girl gibi hissettim o yüzden xoxo :)



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...